Yıllar süren eğitimimin sonunda küçücük bir Anadolu köyüne atandım. Daha önce hiç görülmemiş sıcakların görüldüğü, sıcaklık rekorlarının kırıldığı Ağustos ayında atandığım köy olan Küçükteflek’e doğru …
Okey Taşı
Yerden üç basamak daha inilerek girilen bir kapının önündeydim. Az sonra bu kapıdan içeri girecek ve tüm dünyayı kurtaracaktım.
Delinin Ahvaline Agah Olmak
Müsellesin üç kenarı vâv elifle mimse Çözemez bu muammâyı cebirle hiç kimse *** Bir varmış İki yokmuş Yalanca civârın falanca yerinde Bir deli varmış mahâreti …
Mantara Mı Geldin?
Omzuna düşen şeye dönüp baktı. Ya kuş pisledi ya ağaçtan su damladı diye düşündü. Elini ıslaklığa götürdü, bir şey göremeyince burnuna götürüp kokladı. Koku da …
Kör Necmi III
(…) Necmi bir süre düşünüp ne diyeceğini, nasıl diyeceğini tartarak cevap verdi. “İstasyon binasının üzerine vagon devrildi dedim ya. Daha sonradan enkazlar falan kaldırılınca …
Bir Bardak Kahve
Kahve bardağının sıcaklığı ellerine iyi gelmişti. Kendisi için geç gelen bir hobi olmuştu kahve. Bu keskin tat, onu mutlu ediyordu. Yavaş yavaş camın kenarına yürüdü, …
Kör Necmi II
(…) “O köprüden geçince her şey başladı zaten. Ne elektrik kaldı ne de ışık. Yanımdaki çocuk da ölüden beter halde, uyanmıyor bir türlü. Ben de …
Eşofmanlı Ezio
Dişlerini titreten, kulaklarını uğuldatan bir sesle gözlerini açtı. Kafasını yavaşça kaldırıp etrafına baktı, gözlerini aralamakta zorlanıyordu. Dizlerinin üstüne çökmüş olduğunu fark etti. Vücudunun ağır hissi onu şaşırtmıştı. Gözlerini kırpıştırırken soğuk bir rüzgâr yüzünü yalayıp geçti.
Yedi Buçuk Otobüsü
Ali Bey her şeyiyle ortalama bir insandı. İsminden tutun şekline şemaline, hâl ve hareketlerine kadar her şeyiyle her gün binlercesini görebileceğiniz insanlardan biriydi. Yıllardır aynı devlet dairesinde memurluk yapar, aynı evde, aynı mahallede yaşardı. İşi ile evi arasında gidip gelir, yemeklerini her gün aynı saatlerde yerdi. İletişime geçmek zorunda olduğu insanlar dışında pek kimseyle de konuşmazdı.








