Türk Tiyatrosunun Shakespeare’i Orhan Asena, Tanrılar ve İnsanlar (Gılgameş)

Türk tiyatro oyun yazarları arasında, 50 kuşağında yer alan ve kırkın üzerinde eser veren Asena, çocukluğunu Diyarbakır’da büyük bir konakta, halk masalları, efsaneler ve hikâyeler dinleyerek geçirmiştir. Konakta geçirdiği bu çocukluk günlerinde dinlediği hikâyeler, onun edebiyata girmesine zemin hazırlamıştır.

Ahmet Haşim Şiirlerinde Mekan

Ahmet Haşim’in hayal gücünü ve tarzını etkileyen unsurların başında da yaşadığı coğrafya gelmektedir. Bağdat’ta doğup büyüyen Haşim, şehre hâkim olan çöl ikliminden, kum ve toz fırtınalarından o kadar etkilenmiştir ki bu etkileri eserlerinde çok rahat görmekteyiz. Bunları şiirine yansıtırken Divan şiiri ile Fransız şiirinin unsurlarını harmanlamıştır.

Harlem Rönesansı ve Amerika’da Siyasi Hareket

Harlem rönesansı 20. Yüzyılın başlarında Afro-Amerikan kültüründe yaşanan bir canlanma hareketidir. Özellikle sanat alanında Siyahiler tarihte çığır açmışlardır. Bu hareket Afro-Amerikan edebiyatının en etkili, en kana dokunan dönemidir. Edebiyat, müzik, tiyatro ve görsel sanatlarla Siyahiler “Zenci” tiplemesini beyaz perspektifinden çıkarıp yeniden inşa etmek istediler.

“Refet” Üzerine

Eğitimini almış bir kadının ekonomik olarak özgür olacağını, kimsenin eline bakmak zorunda kalmayacağını dolayısıyla istemediği bir evliliğe zorlanamayacağını belirten Fatma Aliye, bu düşüncelerini Refet isimli kitabı ile okuyucusuna sunar. Romanın başkarakteri, aynı zamanda romana ismini veren Refet, henüz daha küçük bir çocukken okuyucunun karşısına çıkar. Adım adım hem fiziksel hem de fikirsel anlamda büyümesine tanıklık eder okuyucu.

Herat Sanat Akademisi: Arzadaşt ve Şehnâme Üzerinden Anlatımı

Herat, öncesinde büyük atılımlar göstermiş Timurlu sanatının doruk noktasına ulaştığı yerdir. Timurlu hakimiyeti döneminde Herat’ta kurulan Mîrzâ Şâhruh Kütüphânesi, saray bünyesinde kurulmuş olup hankâh ve medrese ile birlikte inşa edilmişti. Burada zamanın kitaplarının yanında önemli kitap ve risaleler de çoğaltılmaktaydı.

Bir Kırlangıcın 80 Yaşındaki Kanatları: Donna Donna

Günümüzde Donna Donna ismiyle bilinen folk şarkısı, aslen Aaron Zeitlin’in yazdığı ve Sholom Secunda’nın Esterke (1940-41)isimli müzikal için bestelediği “Dos Kelbl” (“Buzağı”) adında bir parçadır. Secunda, Yiddiş parçayı daha sonra Dona Dona olarak İngilizceye çevirmiş olsa da şarkı, 1950 ortalarında Arthur Kevess ve Teddi Schwarts tarafından yeniden düzenlenmiş ve Joan Baez’in 1960’ta çıkarttığı Joan Baez albümündeki yeriyle dünyaca ününe kavuşmuştur.