Gustave Courbet’nin “Taş Kırıcılar” (1849) Eserinin Tarihsel ve İkonografik İncelemesi: 19. Yüzyıl, İşçi Sınıfı, Realizm Akımı

Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından yazılan Komünist Manifesto (1848) kapitalist sınıfa karşı proletaryanın bir devrim ile ayaklanması ve egemen sınıf hâline gelmesini savunmaktadır. Bu manifesto kapitalizm tarafından ezilen işçi sınıfına bir çağrıdır: “Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!”

Kadit Asef Bey

“Asef Bey, yirmi dört saat sonra idam edileceksiniz. Son arzunuz olarak hayat hikâyenizi anlatmak istediğinizi belirtmişsiniz. Sizi dinliyoruz.”
“Ben Asef Gasil. Sabık genel cerrahım, buraya gelene kadar da başarıyla görevimi idame ettirdim. Ufak bir ilçede orta hâlli bir ailenin oğlu olarak doğdum. Doktor olmaya, ölüm meselesini bir takıntı hâline getirdikten sonra karar verdim.

Kişilik Muharebeleri

Yalnız başınasın. Kafanın içindeki yüzyıl savaşları devam ediyor. Ateşkes sağlayamıyor bir türlü, birden fazla kişiliğin. Hepsi farklı çıkarlara odaklanmış. Hepsi, seni nasıl daha çok kullanabilirim düşüncesinde. Sen sadece et ve beyaz taş yığınısın. Hayvanlarda olanlardan farksız. Kişiliklerinin arasında bir o yana bir bu yana koşuşturan bir et yığını. Muhakemesi olmayan bu yüzden de başka sulu ve kıvrımlı bir etin içindeki fikirlerle yönlendirilmeye mecbur bırakılmış bir et yığıntısı.

Melih Cevdet Anday Şiirlerinde Mitolojik Unsurlar

Mitolojiye şiirlerinde geniş bir yer ayıran Melih Cevdet Anday zamansız ve hiçbir akıma tamamen ait olmamış bir şairdir. Hayatının farklı dönemlerinde şiirlerinin fonksiyonları, temel aldığı görüşler değişiklik göstermiştir.

Beyza Nur Karaağaç, “Melih Cevdet Anday Şiirlerinde Mitolojik Unsurlar” başlıklı yazısıyla Dümen Dergi’de!

İlham Perileri

“Bir derdi olmalı şairin…” diye aklından dalgın dalgın geçirdi dişlerini fırçalarken. Aynadan delici bakışlarla derdini araştırır gibi gözlüyordu kendini. Ön dişlerini iyice fırçaladıktan sonra azı dişlerine şöyle bir değdirdi fırçayı. Fırçanın üzerindeki köpükleri yıkadıktan sonra ağzını çalkaladı ve kendi kendine konuşmaya devam etti: “Bir derdim de yok ki…”.

Adonais: John Keats’in Ölümü Üzerine Bir Ağıt

Adonais, Shelley’nin İngiliz şair John Keats’in ölümü üzerine yazdığı elli beş kıtalık bir ağıttır. Keats 23 Şubat 1821’de Roma’da, 25 yaşındayken tüberkülozdan ölmüştür. Shelley, Keats’in ölümünün isimsiz bir eleştirmenin acımasız saldırılarıyla hızlandığı izlenimine kapılmıştı. Shelley, Keats’in ölümünün gerçekliğini ancak “Zavallı Keats için pişmanlığımın ve onurumun imgesi” olarak adlandırdığı Adonais’i yazmayı bitirdiğinde öğrenebilmişti.