Harlem rönesansı 20. Yüzyılın başlarında Afro-Amerikan kültüründe yaşanan bir canlanma hareketidir. Özellikle sanat alanında Siyahiler tarihte çığır açmışlardır. Bu hareket Afro-Amerikan edebiyatının en etkili, en kana dokunan dönemidir. Edebiyat, müzik, tiyatro ve görsel sanatlarla Siyahiler “Zenci” tiplemesini beyaz perspektifinden çıkarıp yeniden inşa etmek istediler.
“Refet” Üzerine
Eğitimini almış bir kadının ekonomik olarak özgür olacağını, kimsenin eline bakmak zorunda kalmayacağını dolayısıyla istemediği bir evliliğe zorlanamayacağını belirten Fatma Aliye, bu düşüncelerini Refet isimli kitabı ile okuyucusuna sunar. Romanın başkarakteri, aynı zamanda romana ismini veren Refet, henüz daha küçük bir çocukken okuyucunun karşısına çıkar. Adım adım hem fiziksel hem de fikirsel anlamda büyümesine tanıklık eder okuyucu.
Herat Sanat Akademisi: Arzadaşt ve Şehnâme Üzerinden Anlatımı
Herat, öncesinde büyük atılımlar göstermiş Timurlu sanatının doruk noktasına ulaştığı yerdir. Timurlu hakimiyeti döneminde Herat’ta kurulan Mîrzâ Şâhruh Kütüphânesi, saray bünyesinde kurulmuş olup hankâh ve medrese ile birlikte inşa edilmişti. Burada zamanın kitaplarının yanında önemli kitap ve risaleler de çoğaltılmaktaydı.
İtalya’da Barok Sanat: Caravaggio, Bernini
Barok üslup sanat tarihinde genellikle Rönesans’ın ve klasik sanatın sonrasına konumlandırılır. Bu kendi başına apayrı bir estetik ve sanat anlayışıdır. 17. yüzyıl Avrupa’sında özellikle İtalya’da, resim sanatından heykele, mimariden müziğe kadar geniş bir alanda etkisini göstermiştir ve benim de en beğendiğim sanat akımlarından biridir.
Ayı Şevket
Tabutun kapağı birden yukarıya doğru fırladı ve üzerindeki yeşil örtü kalabalığa doğru bir gelin buketi gibi uçtu. Kalabalık, yeşil örtüyü kapmak için birbirini ezdi. Yan köyden Arap Ali kaptı yeşili, “Sonunda, sonunda.” diye bağırdı. Yeşili kapamayanlar hüzünlü, Arap ise gayet keyifliydi. Yeşil örtüyü gösterip hava atıyordu çevresindeki insanlara.
Bir Kırlangıcın 80 Yaşındaki Kanatları: Donna Donna
Günümüzde Donna Donna ismiyle bilinen folk şarkısı, aslen Aaron Zeitlin’in yazdığı ve Sholom Secunda’nın Esterke (1940-41)isimli müzikal için bestelediği “Dos Kelbl” (“Buzağı”) adında bir parçadır. Secunda, Yiddiş parçayı daha sonra Dona Dona olarak İngilizceye çevirmiş olsa da şarkı, 1950 ortalarında Arthur Kevess ve Teddi Schwarts tarafından yeniden düzenlenmiş ve Joan Baez’in 1960’ta çıkarttığı Joan Baez albümündeki yeriyle dünyaca ününe kavuşmuştur.
Dönercinin Kılıcı
Ellerini sırtında kavuşturmuş bir adam, yıllardır döner ekmek sattığı dükkânının kapısından dışarıdaki yağmuru seyrediyordu. Duruşunu bozmadan sigarasını bitirdi. Sert bir dudak hamlesi ve kuvvetli bir nefesle izmariti ağzından fırlatıp dükkâna girdi. İçeride müşteri yoktu. Dükkânın arka tarafındaki ufak odaya doğru yöneldi. Üst üste yığdığı ayran ve meyve suyu kolilerinin arkasından, tek koluyla duvardan destek alarak kocaman bir kutu çıkardı.
Ok Sun Ri Man
“Doğduk bir aralıkta,
Ve senle tanıştım
Ağaç söyledi ilk ismini
Heceler bir bir çıktı uvazımdan,
Uzağımdan geçen kervanların sırtından
Tuzak bu tepelerde”
Mahmut Can Güloğlu, “Ok Sun Ri Man” isimli şiiri ile Dümen Dergi’de!
Araby
Dudaklarımın ucuna gelip giden
Parmaklarımı yaralayan
Mürekkep izlerine çağrı
Onun adı
Mahmut Can Güloğlu’nun şiiri “Araby” Dümen Dergi’de!









