Bir rüyanın -belki de kâbusun- derin hatırası ile başlar kitap. Baş karakterin kabuslarının daimî misafiri olan ölümün ona neden bu denli fazla uğradığı kitabın ilerleyen bölümlerinde ayyuka çıkacaktır. Babası gasilhane sahibi olan, geleneksel bir Şii ailesinden gelen Cevat’ın çocukluğundan yetişkinliğine dek başından geçenlere tanıklık eder okuyucu. Önceleri yaz tatillerinde babasının yanında çalışarak gaslin ince ayrıntılarını öğrenmeye çalışan Cevat, babasının ölümden para kazandığı gerçeğini epey uzun bir süre göz ardı etmeye çalışır.
Delinin Ahvaline Agah Olmak
Müsellesin üç kenarı vâv elifle mimse Çözemez bu muammâyı cebirle hiç kimse *** Bir varmış İki yokmuş Yalanca civârın falanca yerinde Bir deli varmış mahâreti …
Üşüyen Bahçelerde Tutuşan Rüzgâr
Tepemde gün ışığı şarkıları çaldığında Parmaklarından uyku düşecek bir çocuğun Toprak kadar sustum, arsız sularda gövdem Değince aynalara alevli bir gülüşün Akan suyu çevirir ölümsüz …
Hatıralar ve İnsan
Hatıralar dünyasının içinde, bulunduğumuz zamanın tüm gerçeklerini unutturacak bir çekicilik vardır. Buna kapılmayı çoğu insan sever. Kötü hatıraların geçtiğine sevinip güzel hatıralarınsa; ya içine dalıp aynı hissin sahtesini çağırarak ya da bu hatırayı bir daha yaşamak için umutlanarak mutlu olurlar.
Dişi Bir Sözlükten Tercüme
Dişi bir sözlükte başlıyor annelik ağrıları
Sonra yarısı sencil oluyor kadının
Rıdvan Yıldız, “Dişi Bir Sözlükten Tercüme” başlıklı şiiri ile Dümen Dergi’de!
Kör Necmi II
(…) “O köprüden geçince her şey başladı zaten. Ne elektrik kaldı ne de ışık. Yanımdaki çocuk da ölüden beter halde, uyanmıyor bir türlü. Ben de …
Geçen Aya Mektuplar
Oğuzhan Eren bulduğu bir mektubu karanlıkta okumaya çalışıyor ancak gurur yapıp sensörlü lambaya el sallamıyor.
Kör Necmi
Mehmet Ali Kaba’nın kaleminden çıkan, Dümen Dergi’nin ilk tefrika hikayesi “Kör Necmi”!
Tamı tamına on dokuz vagonu olan bu katarın başındaysa Kör Necmi denilen ünlü bir makinist vardı. Yanındaki yardımcısı Salih ise henüz yeni yetmeydi. Diğer vagonlardakinden daha da yoğun bir muhabbeti önlerine katmış gütmekteydiler.








