Şevval Gürcan – Kleopatra Plajı, Alanya
Ayının Burma Bilezikleri
Ne kadardır yoldaydık ya da ne kadar daha gidecektik hatırlamıyorum. Tepemizdeki güneşe karşılık yoldan gelen rüzgârın koruması altındaydık. Mobiletin kulağımızı sağır eden sesi arasında bağırdım.
“Abi, bir yerde dur da az dinlenelim.”
Ses gelmedi ya da geldiyse de duymadım. Tekrar bağırdım.
“Yalnız Nar” İncelemesi
Bir rüyanın -belki de kâbusun- derin hatırası ile başlar kitap. Baş karakterin kabuslarının daimî misafiri olan ölümün ona neden bu denli fazla uğradığı kitabın ilerleyen bölümlerinde ayyuka çıkacaktır. Babası gasilhane sahibi olan, geleneksel bir Şii ailesinden gelen Cevat’ın çocukluğundan yetişkinliğine dek başından geçenlere tanıklık eder okuyucu. Önceleri yaz tatillerinde babasının yanında çalışarak gaslin ince ayrıntılarını öğrenmeye çalışan Cevat, babasının ölümden para kazandığı gerçeğini epey uzun bir süre göz ardı etmeye çalışır.
Okey Taşı
Yerden üç basamak daha inilerek girilen bir kapının önündeydim. Az sonra bu kapıdan içeri girecek ve tüm dünyayı kurtaracaktım.
Gelecek Aydan Mektuplar
Ben Livia, depresyon, paranoya ya da OKB celplerini görmediğim için evimden alındım.
Delinin Ahvaline Agah Olmak
Müsellesin üç kenarı vâv elifle mimse Çözemez bu muammâyı cebirle hiç kimse *** Bir varmış İki yokmuş Yalanca civârın falanca yerinde Bir deli varmış mahâreti …
Üşüyen Bahçelerde Tutuşan Rüzgâr
Tepemde gün ışığı şarkıları çaldığında Parmaklarından uyku düşecek bir çocuğun Toprak kadar sustum, arsız sularda gövdem Değince aynalara alevli bir gülüşün Akan suyu çevirir ölümsüz …
Tsunami II
“. . .O anda, elinde parlayan bir şey görüyorum. Bir cam parçası ya da metal. Sivri ucu hafifçe boynumda geziyor. . . . “








