irem taşçı, illüstrasyonları ile Dümen Dergi’de!
Vietnam Nerede?
Bir Dağa çıktın mı
Başka bir dağ karşılar seni
Elime tüfek aldım mı
Başka bir tüfekli
Mahmut Can Güloğlu’nun kaleminden “Vietnam Nerede?” Dümen Dergi’de!
Lolita
20. yüzyılla birlikte yükselişe geçen modernist akımın önemli temsilcilerinden olan ünlü yazar Vladimir Nabokov, Lolita romanıyla 1950’li yıllarda ve devamında büyük ses getirmişti. Kitabın ana konusunu oluşturan pedofili ve sorgulanan Amerikan aile yapısı o dönem için fazlasıyla çarpıcı olsa da, Lolita çok satanlar listesinde uzun bir süre yer tutmayı başarmıştı. İngiltere ve Fransa gibi ülkelerde “müstehcen” konusu sebebiyle raflardan kaldırılmasına rağmen, Lolita yazıldığı dönemin en iyi romanları arasında yerini alıyor.
Gustave Courbet’nin “Taş Kırıcılar” (1849) Eserinin Tarihsel ve İkonografik İncelemesi: 19. Yüzyıl, İşçi Sınıfı, Realizm Akımı
Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından yazılan Komünist Manifesto (1848) kapitalist sınıfa karşı proletaryanın bir devrim ile ayaklanması ve egemen sınıf hâline gelmesini savunmaktadır. Bu manifesto kapitalizm tarafından ezilen işçi sınıfına bir çağrıdır: “Bütün ülkelerin işçileri, birleşin!”
Oraya Buradan Asla Bakmamak Lazım
Yaşamaya bir dudak payı bırakmadığım
Uzuyor bütün yalnızlıklar lastiiiik
Bir soluklanmayı andırıyor bazen
Ve bu üşümek bir hayat boyu dinletiyor kendini
Bir çiçeği severken kandırılıyorum
Berke Yalçın’ın kaleminden “Oraya Buradan Asla Bakmamak Lazım” Dümen Dergi’de!
Kadit Asef Bey
“Asef Bey, yirmi dört saat sonra idam edileceksiniz. Son arzunuz olarak hayat hikâyenizi anlatmak istediğinizi belirtmişsiniz. Sizi dinliyoruz.”
“Ben Asef Gasil. Sabık genel cerrahım, buraya gelene kadar da başarıyla görevimi idame ettirdim. Ufak bir ilçede orta hâlli bir ailenin oğlu olarak doğdum. Doktor olmaya, ölüm meselesini bir takıntı hâline getirdikten sonra karar verdim.
Travma, İntikam ve Nocturnal Animals
Nocturnal Animals; uzun süredir izlediğim, alt metnin en özgün yolla verildiği, öykü anlatımının insanın kanının donmasına, kalbinin göğsünden fırlayacak gibi çarpmasına sebep olduğu, bir film sever olarak şaheser olarak adlandırabileceğim, intikam ve travma temasının işlendiği en başarılı filmlerden biridir.
Kişilik Muharebeleri
Yalnız başınasın. Kafanın içindeki yüzyıl savaşları devam ediyor. Ateşkes sağlayamıyor bir türlü, birden fazla kişiliğin. Hepsi farklı çıkarlara odaklanmış. Hepsi, seni nasıl daha çok kullanabilirim düşüncesinde. Sen sadece et ve beyaz taş yığınısın. Hayvanlarda olanlardan farksız. Kişiliklerinin arasında bir o yana bir bu yana koşuşturan bir et yığını. Muhakemesi olmayan bu yüzden de başka sulu ve kıvrımlı bir etin içindeki fikirlerle yönlendirilmeye mecbur bırakılmış bir et yığıntısı.









