İlk Türkçe mizah dergisini çıkaran, asıl adı Theodor Kasapis olan Teodor Kasap 10 Kasım 1835’te Kayseri Tavlusun’da doğmuştur. Babası Serafim Kasapoğlu’nun 1848’de ölümünden sonra ailesiyle birlikte İstanbul’a göç eder ve burada Kuruçeşme Rum Mektebi’ne yazılır. Kendi kendine Fransızca öğrenir. Kırım Savaşı zamanında tanıştığı Alexandre Dumas’ın kuzeni olan Fransız subay tarafından Fransa’ya götürülür. Burada eğitim alır ve Alexandre Dumas’ın asistanlığını yapar. Asistanlık yaptığı bu süreçte Fransa’da gazeteci ve yazar muhitinin içine girer. Teodor Kasap İstanbul’a dönünce Kurtuluş Rum Mektebi’nde Fransızca dersleri vermeye başlar. Burada tanıştığı Luliya isimli kadınla evlenir. Kendi oğlunun adını verdiği Diyojen’in Rumca ve Fransızcasından sonra Türkçesini yayınlamaya başlar. Ali Bey, Ebüzziya Tevfik ve Namık Kemal de dergiye yazılar vererek ona yardımcı olurlar. Diyojen’den sonra çıkardığı Çıngıraklı Tatar da kapandıktan sonra Hayal’i çıkarmaya başlar. 1871 yılında Alexandre Dumas’ın Monte Kristo Kontu’nu Türkçeye çevirmiştir. Moliere ve Alexandre Dumas’dan bazı tiyatro oyunlarını Türkçeye uyarlamıştır. Teodor Kasap Hayal’in 319. Sayısında yayınlanan bir karikatür sebebiyle üç yıl hapse mahkûm edilir. Kefaletle tahliye edilmesinden sonra bir gemiyle Fransa’ya kaçar. Paris’te yazdığı Lettres à S. E. Said Pacha adlı kitapta Sultan Abdülhamid’i ve devlet yönetim sistemini ağır bir dille eleştirdi. Bunun üzerine Sultan tarafından kaçak ilan edilince Paris’te fazla kalamadı. Paris, Cenevre, Napoli ve Londra arasında sürekli dolaştı. Ebüzziya Tevfik Bey’in II. Abdülhamid’e yazdığı bir mektup sonucu affedildi ve 1881’de İstanbul’a döndü. “Kitâbî-i Hazret-i Şehriyârî” olarak Saray’a alındı ve hayatının sonuna kadar bu görevde kaldı.

Diyojen Dergi 1. Sayı İlk Sayfası- 24 Kasım 1870

Teodor Kasap’ın 1870 yılında ilk sayısını çıkardığı Diyojen Dergisi, ilk Türkçe mizah dergisidir. Toplam 183 sayısı çıkmış, dört kez kapatma cezası almıştır. Derginin ilk sayfasında fıçının içinde Diyojen resmedilmiştir. Altında ise Diyojen ’in Büyük İskender’e söylediği meşhur söz “Gölge etme başka ihsan istemem” yazmaktadır. Teodor Kasap, dönemde yaygın olan para karşılığı gazetecilik yapanların aksine yönetimden böyle bir isteğinin olmadığını, tek isteğinin kendisine “gölge edilmemesi” olduğunu dergiye verdiği isimle açıkça belirtmiştir. Türkiye’de modern mizahın ilk örneklerinin yayımlandığı dergi, Ali Bey, Ebüzziya Tevfik, Namık Kemal, Nuri Bey, Reşat Bey’in imzasız yazılarına da yer vermiştir. Derginin ilk sayısının tanıtımı şöyledir:

“Haftada bir tab’ ve neşr olunur. Gazetehanesi Galata’da Yeni Cami Caddesinde vaki Zincirli Han derununda kaindir. Bir seneliği nısıf Osmanlı lirasına ve altı aylığı bir mecidiyeye ve bir nüshası bir kuruşadır. Taşra için posta ücreti zammolunur. İlanatın beher satırından üç kuruş ve mevadd-ı sairenin satırından altı kuruş alınır.”

Dergide çoğunlukla dönemin siyasi ve sosyal olayları, hükümetin hataları, suiistimalleri, dış ve iç siyasetteki beceriksizlikleri mizahi bir üslupla ele alınmıştır. Yayın hayatı boyunca Diyojen üçü geçici olmak üzere toplam dört kez kapatma cezası almıştır. İlk olarak 4. sayısında İran Şahının Kerbela gezisini konu alan bir yazıdan dolayı bir buçuk ay, 14. ve 15. sayılarındaki yazılardan dolayı 15 gün, 121. sayısında edebe aykırı fıkralar ile 123. sayısında hükümeti küçük düşürücü yayınından dolayı da iki ay kapatılmıştır. Son sayılarındaki siyasal içerikli mizah yazıları nedeniyle de 9 Ocak 1873 tarihli 183. sayısından sonra yönetimce yayın hayatına son verilmiştir.

Daha yayın hayatının başındayken henüz 4. Sayısında “Ehl-i meraka bir güzel hesap” başlıklı İran Şahının Bağdat’a yapmış olduğu seyahati mizahi bir üslupla ve mübalağalı bir şekilde anlatan yazı sebebiyle 50 gün kapatma cezası almıştır. İran Şahını küçük düşürücü ve alay alıcı olarak kabul edilip ilk kapatma cezasına neden olan yazı bu şekildedir:

“Bağdat’a teşrif eden İran şahının maiyetinde kırk bin can varmış… Ancak bu nüfusun hepsi insan olmayıp otuz bini at, deve ve eşek gibi hayvan olduğundan muşarunileyhin maiyeti halkı topu on bin kişiden ibaret demek olur… Bu miktar nüfustan yalnız rub’u (dörtte biri) iki ayaklı hesap edilmek şartıyla bir takımı çıplak, bir takımı nallı, bir miktarı da adet üzre kundura ve çizmeli temam yüz kırk bin ayak hasıl olur. Baş mikdar-ı nüfusa muadil olmak lazım gelirse de kaffesi bir cürm ve siklette olmayıp çünkü içlerinde eşek başı, deve başı, at başı gibi muhtelif cesamette başlar olduğu gibi insan başlarının dahi elli dirhemlikten bin dirhemliğe kadar bulunacağında bunların taksimi halinde salifü’l-beyan yüz kırk bin ayak nisbetinde insan başı hasıl olacağı bedihidir. Kulaklar dahi baş gibi büzülüp düzülmeğe muhtaçtır. Çünkü her ne kadar kırk bin nüfusta seksen bin kulak varsa da uzunlu kısalı olduğundan yüz kırk bin ayaklık kulak vücuda getirilmek için taksimi icab eder. Kuyruk bahsine gelince yalnız otuz bin kuyruk olup bu ise heman bir boyda bulunduğundan taksime sığar yeri yok gibidir. Binaenaleyh Diyojen insan ile hayvanı fârik bir alamet olmak üzre kuyruğu haliyle yerinde bırakır.” (Diyojen, 14 Aralık 1870).

  1. Sayıya kadar birtakım uyarılar alsa da kapatma cezası almadan gidebilmiş 14. Sayıda yayınlanan bir fıkrada geçen “su çekilmiş fare dolu” sözü, yönetim tarafından hazineyi kastettiği ve bir yolsuzluğa işaret ettiği şeklinde yorumlanmış. Sonrasında 15. Sayıda da Ermeni Katoliklerine yönelik bir fıkra yayınlanmasıyla Diyojen bir kez daha kapatma cezası almıştır. Bu iki fıkra da şu şekildedir;

“Delhizden Efendi Arap Kölesine

– Gündüz o mumu niye yaktın?

– Hazineye bakmak içün

– Ne var?

– Ne olacak su çekilmiş fare dolu.” (Diyojen, 6 Nisan 1871)

  1. Sayıda yayınlanan aşağıdaki fıkra bir milleti küçük düşürücü ifadeler içerdiği sebebiyle Diyojen’e 12 günlük bir kapatma cezası verilmiştir.

“Ermeni Katoliklerinin evvelemirde nabzına bakıp ne cins adam olduğunu anlamadıkça “Bonjör Mösyö” diyerek yanına sokulmayınız. Sonra karışmam günahı boynunuza.” (Diyojen, 19 Nisan 1871).

Derginin üçüncü defa kapatılması ise 121. Sayıda yayınlanan toplumun ahlak anlayışını ve güven duygusunu yitirici ve rencide edici bulunan iki fıkra ve 123. Sayıda yayınlanan hükümeti eleştiren yazı ve karikatür yayınlaması sonucu gerçekleşmiştir.

Kapatma cezasına sebep olan 121. Sayıdaki fıkralardan biri:

“- Bu kadar ne düşünüyorsun birader bir kederin mi var?

  – Sorma karındaşım pek ziyade pek

  – Aman nedir? Söyle bakayım?

  – Ne olacak geçenlerde bir zattan ödünç birkaç bin kuruş almıştım veremem diye korkuyorum da…

  – Amma tuhafsın ha! O korkuyu alacaklın çeksin sen zevkine bak”

Bir diğer fıkra ise devletin adalet anlayışına toplum nezdinde leke getireceği ve toplumda güvensizliğe yol açacağı gerekçesiyle sakıncalı bulunmuştur. Bu fıkra da şu şekildedir:

 

“Madamın biri ay tutulduğunu gördüğünde dürbünüyle seyretmeye niyet ederek Rasathaneye gitmek üzere kalkıp gitmeye başlar ise de vakit geçmeye başladığından hizmetçiler madama “aman efendim çabuk olunuz heman ay kurtulmak üzere olduğundan sonra göremezsiniz” dediklerinde madam ‘zararı yok

Rasathane müdürü dostum bir zattır kendisine edeceğim rica üzerine yine tutturur ben de seyrederim’ cevabını vermiş” (Diyojen, 24 Mayıs 1872).

Tepki çeken yukarıdaki fıkraların 121. Sayıda yayınlanmasından 123. Sayıda ise Mahmut Nedim Paşa Kabinesi’ni eleştiren ve göreve yeni getirilen Mithat Paşa Kabinesi’ni öven bir karikatür yayınlanmıştır. Bu hükümete dokunacak karikatür de sebep gösterilerek dergi iki aylığına kapatma cezası almıştır. İki ay sonra Diyojen yayın hayatına kaldığı yerden devam etmiştir.

Kapatmaya Sebep Gösterilen Karikatür “Girenlere günlük tütsüsü, çıkanlara nâ-burun”

 

  1. Sayıda Namık Kemal’in meşhur “Kedi Mersiyesi” yayınlanmıştır. Mahmut Nedim Paşa’yı alaya alan bu manzume halk arasında dilden dile dolaşır oldukça fazla ün kazanır. 130. Sayıda ise “Matbuat Nizamnamesi” başlıklı bir yazıda yönetimin basına karşı düşmanca tutumu ağır bir şekilde eleştirilmiştir. O yazıdan bir kısım şu şekildedir:

“Kanun nedir? Nizam nedir?… Benim itikadımca kanun ve nizam hükmü hazret-i padişahiden ibarettir. Çünkü Düstur öyle diyor (!)… Üstümüzdeki gölgeyi kaldırsınlar da biz de biraz ısınalım, biz de biraz nefes alalım. Canileri, katilleri, Girit asilerini, Yunan haydutlarını mahkeme önüne çektiler, hala da çekiyorlar. Yargılamasız sürgüne gönderilmek, yargılamasız dil hapsine uğramak, yargılamasız geçim sağlamaktan ayrılmak, yargılamasız aç bırakılmak yalnız zavallı memurlarla gazetecilere özgü bir bela mıdır?” (Diyojen, 1 Ağustos 1872)

Daha sonra 132. Sayıda Namık Kemal’in “Kedi Mersiyesi” ne bir nazire yayınlanmış fakat kedi yerine köpek ifadesi kullanılmıştır. Bahsi geçen son iki mühim olay üzerine dergiye bir ihtarname gönderilmiş ve yönetime yönelik bu saldırgan tutum devam ederse derginin kapatılacağı bildirilmiştir ancak bu uyarılar dikkate alınmamış ve yönetime yönelik hiciv yazılarına devam edilmiştir. 179, 180 ve 182. Sayılarda Mısır Hidivi İsmail Paşa ve Rus Çarı Aleksandr ağzından birbirlerine ve Rusya Hariciye Nazırı Gorçakof’un ağzından Türkiye Sefiri İgnatiyev’e yazılan mektupların yayınlanması “tanınmış kişilerin haysiyetine dokunmuş olduğu gerekçesiyle 10 Ocak 1873 tarihli 183. Sayısından sonra Matbuat Kalemi’nden gönderilen şu bildiriyle Diyojen’in yayın hayatına son verilmiştir.

Diyojen, mizah gazetesi olduğunu ileri sürerek, terbiye kurallarının ve hükümet idaresinin izin veremeyeceği bir yolda dil kullanmayı âdet edinmiş ve bu yoldan vazgeçmesi için birçok kez ihtar ve tenbih ve birkaç kez kapatılmışsa da yine aynı yolda ısrar ve 179, 180, 182 no’lu sayılarında bazı tanınmış kimselerin namlarına ve onurlarına dokunacak isnatları imzaları altında sahte mektuplar yayımlamak üzücü hareketine cesaret etmiş olduğuna ve bu yolda devam etmesi asla uygun olmayacağından, 12 Mart 1867 tarihli kararname uyarınca aşağıdaki tarihten başlayarak müsaadesi iptal edilmiş ve tümüyle kapatılmıştır.” (13 Ocak 1873 Divân-ı Hümâyun Tercümânı Sadullah)

 

Kaynakça

Çakır, H. (2006). Tarihimizin İlk Mizah Dergisi Diyojen’in Kapatma Cezalarına Yine Mizahi Yoldan Gösterdiği Tepkiler. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 15th ser., 161-172.

Diyojen, nr. 1, 24 Kasım 1870

Diyojen, nr. 121 25 Mayıs 1872

Diyojen, nr. 123 1 Haziran 1872

Diyojen, nr. 14, 6 Nisan 1871

Diyojen, nr. 15 19 Nisan 1871

Diyojen, nr. 4, 14 Aralık 1870

Kut, T. (n.d.). TEODOR KASAP. Retrieved December 06, 2020, from https://islamansiklopedisi.org.tr/teodor-kasap

Oymak, A. (2013). Osmanlı Mizahında Teodor Kasap (Diyojen, Çıngıraklı Tatar ve Hayal Gazeteleri Üzerine Bir İnceleme), Marmara Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Yeni Türk Edebiyatı Bilim Dalı, Yayınlanmamış Doktora Tezi, İstanbul.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.