Henry Fuseli (Johann Heinrich Füssli) aslen İsveçli olan fakat hayatının büyük bir bölümünü İngiltere’de geçirmiş; Kraliyet Akademisi’nin üyesi olan bir sanatçıdır. Londra’ya yerleşmeden önce bir süre Roma’da yaşamış, Klasisizm ve Michelangelo üzerine çalışmalar yapmıştır. “Kâbus” 1782’de Kraliyet Akademisi’nde ilk sergilendiği andan itibaren büyük bir ilgi toplamış ve bu ilgi ile Fuseli’nin şöhreti, resmin gravür versiyonlarının yapılmasıyla da giderek artmıştır.
Egon Schiele ve Eserleri Üzerine Bir İnceleme
Egon Schiele dendiğinde akla ilk gelen eserler çıplak bedenler ve otoportrelerdir. Sanatçının, olanı farklı algıladığı her eserinden anlaşılır. Resmettiği insanların bedenleri olduğundan daha çirkin, yüzleri ise daha keskin ve serttir. Eserlerinde daha çok sulu boya ve kurşun kalem kullanmayı tercih eden Schiele’nin bazen bu iki tekniğe tebeşir karıştırdığı da bilinir.
Travma, İntikam ve Nocturnal Animals
Nocturnal Animals; uzun süredir izlediğim, alt metnin en özgün yolla verildiği, öykü anlatımının insanın kanının donmasına, kalbinin göğsünden fırlayacak gibi çarpmasına sebep olduğu, bir film sever olarak şaheser olarak adlandırabileceğim, intikam ve travma temasının işlendiği en başarılı filmlerden biridir.
İllüstrasyon – İlayda Acırlı
İlayda Acırlı’nın illüstrasyon çalışması Dümen Dergi’de!
Absürdist Tiyatro ve Godot’yu Beklerken
Absürt tiyatro belirsizlik ve değişkenlik gibi filozofik anlayışları benimseyen bir modern drama türüdür. Varoluşçuluk felsefesinden oldukça etkilenmiş, temellerini bu felsefe ile atmıştır. Varoluşçu felsefeye göre …
MAD MAX (1979): İYİ VE KÖTÜ AYRIMI
Mad Max’te iyilerin ve kötülerin hep aynı kişiler olduğunu düşünmek tamamen doğru olmayabilir. Bu iki dinamik yapıyı birlikte inceleyelim.









