Bir Dağa çıktın mı
Başka bir dağ karşılar seni
Elime tüfek aldım mı
Başka bir tüfekli
Mahmut Can Güloğlu’nun kaleminden “Vietnam Nerede?” Dümen Dergi’de!
Bir Dağa çıktın mı
Başka bir dağ karşılar seni
Elime tüfek aldım mı
Başka bir tüfekli
Mahmut Can Güloğlu’nun kaleminden “Vietnam Nerede?” Dümen Dergi’de!
Yaşamaya bir dudak payı bırakmadığım
Uzuyor bütün yalnızlıklar lastiiiik
Bir soluklanmayı andırıyor bazen
Ve bu üşümek bir hayat boyu dinletiyor kendini
Bir çiçeği severken kandırılıyorum
Berke Yalçın’ın kaleminden “Oraya Buradan Asla Bakmamak Lazım” Dümen Dergi’de!
Kan durup mürekkep akacak
İtirafının çapraz ateşinde
Ben ki parşömen mucidi acıyı sıkıştırmaktan
Gün, mumyalanma arifesi
Medet hayat, imdat!
Ayşe Dursun’un şiiri Dümen Dergi’de!
Adonais, Shelley’nin İngiliz şair John Keats’in ölümü üzerine yazdığı elli beş kıtalık bir ağıttır. Keats 23 Şubat 1821’de Roma’da, 25 yaşındayken tüberkülozdan ölmüştür. Shelley, Keats’in ölümünün isimsiz bir eleştirmenin acımasız saldırılarıyla hızlandığı izlenimine kapılmıştı. Shelley, Keats’in ölümünün gerçekliğini ancak “Zavallı Keats için pişmanlığımın ve onurumun imgesi” olarak adlandırdığı Adonais’i yazmayı bitirdiğinde öğrenebilmişti.
Birçok sanatçı ömürleri boyunca bedenleri toprağa karışıp gittiğinde bile var olacak ölümsüz eserler üretmek için çabalar. Bir kısmı bunu başarır ama sayısız sanatçı unutulur gider. …
Annem sûrekli cinayet işler
Elleri değer ıslak mutfak tezgâhına
Temizler bazı cesetleri
Parmak uçlarıyla
Mahmut Can Güloğlu’nun şiiri Dümen Dergi’de!
Yıllanmış dertlerimden, şişeler; Yalnızlığımdan da bir kadeh mevcut. Bir kadeh ve şişeler dolusu şarap, Ah, ne iyi olurdu şimdi! Tütün mü kokuyor ellerim? Bir saksıda …
Roma ballı bir incir senin dudaklarında Henüz ölmemiş birinin ardından yakılan ağıt Apollon’a sunulmuş yarım bir yürek Kızıl düş ölüsü biberiyeli bir zaman diliminde Acemi …
Bıçak ağzından yontulmuş Aydınlık ve sessiz dişleri vardı yazın Güneşten kavrulmuş tenime Geçiriverirdi Her yanım yara bere Ellerim toprak kokulu * Ipıssız bahçeler Sanırsın kar …