Ellerini sırtında kavuşturmuş bir adam, yıllardır döner ekmek sattığı dükkânının kapısından dışarıdaki yağmuru seyrediyordu. Duruşunu bozmadan sigarasını bitirdi. Sert bir dudak hamlesi ve kuvvetli bir nefesle izmariti ağzından fırlatıp dükkâna girdi. İçeride müşteri yoktu. Dükkânın arka tarafındaki ufak odaya doğru yöneldi. Üst üste yığdığı ayran ve meyve suyu kolilerinin arkasından, tek koluyla duvardan destek alarak kocaman bir kutu çıkardı.

