Günümüz mizahını, modern komediyi şekillendiren İngiliz komedi grubu Monty Python, çoğu Oxford ve Cambridge üniversitelerinden mezun Graham Chapman, John Cleese, Terry Gilliam, Eric Idle, Terry Jones ve Michael Palin isimli üyelerden oluşur. İlk kez BBC’de 1969 yılında yayınlanan, daha sonrasında televizyon komedisinin evriminin en önemli noktalarından biri olarak kabul edilecek olan “Monty Python’ın Uçan Sirki” (Monty Python’s Flying Circus) isimli skeç programlarıyla televizyonda kendilerine yer buldular. Beş yıl kadar yayınlanan bu program ve sonrasında çektikleri “Monty Python ve Kutsal Kase” (Monty Python and the Holy Grail) ve “Brian’ın Hayatı” (Life of Brian) gibi filmlerle Monty Python modern mizahı tamamıyla değiştirdi ve gelecek nesillere büyük bir miras bıraktı. Hatta kimilerine göre Monty Python’nun mizaha etkisi, The Beatles’ın müziğe etkisi kadar güçlüydü.

“At” üzerinde Kral Arthur (Monty Python ve Kutsal Kase)

Peki Monty Python nasıl başarılı oldu? Onları eski komedilerden farklı kılan neydi?

Temel olarak, absürt komediyi, hicvi ve postmodernist elementleri bir arada kullanmaları, onları önceki komedyenlerden farklı kılan noktalardı. En sık kullandıkları postmodern element ise skeçlerinde ve filmlerinde üst anlatıların (metanarrative) yıkılmasıydı. Örneğin, “Monty Python ve Kutsal Kase” filminde İngilizlerin efsanevi kralı Arthur’un maceraları ele alınır. Ancak Monty Python gerçekliği hiç de efsanedeki gibi değildir. Kral Arthur tüm film boyunca ata binmek yerine hindistan cevizi kabuklarını birbirine vurarak nal sesi çıkarır mesela. Kutsal Kase’nin peşinde ülkeyi gezerken karşılaştığı köylüler kralları Arthur’u tanımazlar çünkü dönemin şartlarında yapılan yolculuk sebebiyle Arthur çamurlar içindedir. Anlatıya göre cesur olması gereken Arthur’un yardımcıları olan şövalyeler, film boyunca korkaklığıyla ünlenir. Örneğin “Cesur” Şövalye Robin, karşılaştığı bir canavardan hiç de cesur sayılmayacak bir şekilde kurnazlığı sayesinde kaçıp kurtulur. Tanrı bile Pythonların mizahından kurtulamaz; gökyüzünde bulutların arasında karikatürize bir şekilde belirir ve film boyunca şövalyelere oldukça mantıksız emirler verir. Diğer bir önemli nokta ise film boyunca neredeyse tüm karakterlerin film karakterleri olduklarının farkında olmasıdır. Bir sahnede Kral Arthur, Ölüm Köprüsünün gardiyanı olan yaşlı adamı gördüğünde “Bakın! Yirmi dördüncü sahnedeki yaşlı adam” diye bağırır. Filmin sonunda ise modern polis araçlarıyla film seti basılır ve Kral Arthur cinayet suçlamasıyla tutuklanır. Python’ların diğer bir özgün özellikleri ise absürt komedinin kullanımıdır. Örneğin “Brian’nın Hayatı” filminde Brian’nın hayatı tamamen absürt ve trajik bir hata sonucu doğumundan itibaren değişir. Filmin başında, İsa’nın yan evinde doğan Brian’ı İsa’yla karıştıran Üç Bilge Brian’a hediyeler getirirler. Film boyunca Brian, yapılan bu karışıklığın sonuçlarına katlanır ve insanları Mesih olmadığına ikna etmeye çalışır. Bu absürt hata Brian’ın ölüme kadar gidecek olan macerasının temelidir. Politik hiciv Monty Python’un kullandığı fark yaratan en önemli özelliklerinden bir diğeridir. “Hayatın Anlamı” (The Meaning of Life) filminde özellikle İngiliz emperyalizmi, dönemin ekonomik eşitsizliği ve sosyal hiyerarşi politik hicvin temel olarak hedef aldığı noktalardır. Filmin başında, bir ofis binasındaki yaşlı çalışanların isyan edip patronlarını camdan attıklarını sonrasında da ofis binasının yerinden çıkıp adeta bir savaş gemisine dönüştüğünü ve şehir merkezinde kümelenmiş ofis binalarını hedef alıp yok ettiklerini görürüz. Filmde ayrıca sosyal hiyerarşiyi ve ekonomik eşitsizliği hedef alan, bir babanın çocuklarını satmak zorunda kaldığı bir bölüm de vardır. Bu bölümün başında bir İngiliz şehri olan Yorkshire bir üçüncü dünya ülkesi olarak nitelendirilir. Yine aynı filmde askerlere şehir meydanında eğitim yürüyüşü yapmak yerine, yapacak daha iyi bir işi olanların gidebileceğini söyleyen bir çavuşun kışlada tek başına kaldığı bir sahne görürüz. Kimi eşiyle ve çocuklarıyla vakit geçirecektir, kimi ise sinemaya gidecektir. Fakat her şey asker olarak yaptıkları ve yapacakları işlerden daha mantıklıdır.

Özetle, Monty Python özellikle postmodern özelliklerin, politik hicvin mizahta kullanılması, Dünya savaşları sonrası ortaya çıkan absürt fikrinin mizaha katılması gibi konularda mizah dünyasına önderlik etmiştir. Yeni çağa uygun, öncekilerden çok farklı bir mizah türü oluşturmuş kendilerinden sonraki mizah üzerinde oldukça büyük etkiler yaratmışlardır. O kadar etkili olmuşlardır ki günümüzde de kullanılan ve onları anımsatan mizah türünü tanımlayan “pythonesque” kelimesi ortaya çıkmıştır. Günümüz komedileri de onlardan oldukça fazla etkilenmiş ve etkilenmeye devam etmektedir.

Kaynakça

Free, David. “The Beatles of Comedy.” The Atlantic, 19 Feb. 2014, www.theatlantic.com/magazine/archive/2013/01/the-beatles-of-comedy/309185.

Leopold, Todd. “CNN.Com – How Monty Python Changed the World – Dec. 11, 2003.” Todd Leopold, 11 Dec. 2003, edition.cnn.com/2003/SHOWBIZ/TV/12/10/monty.python/index.html.

Wisecrack. “How Monty Python Shaped Modern Comedy (Feat. Rick and Morty & Deadpool) – Wisecrack Edition.” YouTube, uploaded by Wisecrack, 10 Feb. 2018, www.youtube.com/watch?v=vFANgWN2Ul0&t=799s&ab_channel=Wisecrack.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.